Cabitaş Mühendislik Tic. Ltd. Şti.

Dijital Dönüşüm

  • 2020-10-13 09:59:40
  • 93 Görüntülenme
Kategoriler:

dijital dönüşüm

Günümüzde artık yaşantımıza yeni bir boyut katmış ve yeni bir düzen oluşturmuş durumdayız. Bu yeni dünya düzenine ise dijital dünya diyoruz. Farkında olarak veya olmayarak bu dünyaya büyük bir taşınma hali içerisindeyiz ve artık durum kendi sosyal yaşantımızı dahi dijital dünyanın oluşturduğu sanal alemlerde yaşayacak noktalara ulaşmış durumda. Alışverişimizi buradan yapıyor, bankacılık işlemlerimizi buradan hallediyoruz,  kitap okuyor, müzik dinliyor, iletişimimizi buradan kuruyoruz, fikir ve görüşlerimizi buradan paylaşıyor, yeni insanlar tanıyabiliyoruz. Peki bu dünya hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Hala taşınma halinde olduğumuz ve yeni teknolojilerle bu taşınım sürecinin sürekli olacağı bu dünyaya ne kadar adapte olabilmiş ve avantajlarından ne kadar faydalanabiliyoruz? Tüm bu sorulara temel noktadan inceleyerek ilerleyelim.

 

dijital dönüşüm

Etrafımızda bulunan her şeyi anlamak ve anlamlandırmak için nesnelerin ve olayların niteliksel ve niceliksel özellikleri için ölçüm, deney, gözlem, sayım veya daha birçok araştırma yöntemi ile ham birçok sonuca ulaşırız. Ham halde bulunan ve tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen bu sonuçlara veri diyoruz. Verilerin işlenerek bir araya getirilmesine ve düzenlenmesine enformasyon, enformasyonun fikir, tecrübe, yorumlama ve sentezleme sonucunda bir araya getirilerek oluşturulmuş çıktılarına bilgi diyoruz. Güç kavramı yıllar içinde birçok kez form değiştirmiş olsa da günümüzde güç; kaynağını bilgiden, bilimden, teknolojiden, bunları üretme ve kullanabilme kabiliyetinden alıyor. Bilginin bu denli hayati olduğu günümüzde, bilginin temel yapı taşı diyebileceğimiz verilerin kaydedilebilmesi, depolanıp saklanabilmesi ve işlenebilir bir hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bilgi parçacıklarının elektronik sistemlere uygun hale getirilerek sayısallaştırılmış haline dijital diyoruz. Bilginin verimli şekilde kullanıp işlenebildiği bu ortam, bizlere gündelik ve iş hayatımızda birçok avantaj ve kolaylık sağlar. Bu avantaj ve kolaylıklar iş dünyasında rekabeti çok ileri noktalara taşımıştır. Bu rekabetten geri kalmamak için iş süreçlerimize bunları adapte edebilmeli, zamanla değişen insan ihtiyaçlarına uygun bir şekilde cevap verebilmek için bilginin en verimli şekilde kullanılabildiği bu dijital dünyaya uygun bir şekilde adapte olmalıyız. İşte bu dâhil oluş sürecine ise dijital dönüşüm diyoruz.

 

Dijital dönüşüm, hizmet veren kurum ve kuruluşların hızla değişen toplumsal ihtiyaçlara verimli bir şekilde cevap verebilmek için insan ve iş süreçlerini dijital araçlar ve yenilenen teknolojilerle organize edebilmesidir. Bu dönüşüm sayesinde tüketiciler dijital platformlar aracılığıyla her alandan binlerce seçeneğe sahip olarak aradıkları ürün ve hizmeti bulma şansına sahip oluyor. Dijitalleşmenin getirdiği kolaylıklar sayesinde tüketicilere ulaşma ve kaliteli hizmet olanağı verme imkân ve şartları arttı. Bu artış rekabet piyasasını canlandırmış ve bu sürece dâhil olamayanları eler duruma gelmiştir. Varlığını sürdürmek isteyen işletmeler pazarlama ve satış alanında e-ticaret, online pazarlama, dijital CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi)  gibi çözüm yöntemlerine yönelmeli, muhasebe, finans, insan kaynakları, tedarik ve IT departmanı gibi her bölümde bu dönüşüme katılmalı ve veriden değer yaratma noktasında kendini geliştirebilmelidir.

 

dijital dönüşüm

 

Uluslararası düzeyde dijital dönüşümün ölçeklendiği temel endeks kriterlerini incelediğimizde; ekonomi alanında endüstri 4.0 uygulamalarını, e-ticaret sistemlerini ve internet teknolojisinin ne oranda kullanıldığı, toplumun e-devlet, e-sağlık, e-demokrasi alanındaki imkanlara, bireylerin dijital okuryazarlık oranlarına, online eğitim imkanları gibi seçeneklere bakılıyor. Bu durum dijital dönüşüm alanında başarıyı arttırmak için hangi alanlara odaklanılması gerektiği hakkında ipuçlarını bizlere sunuyor.

 

Kurumlar dönüşüm noktasında ihtiyaçlara yönelmeli, teknoloji konusunda trendleri takipte olmak gerekse de trend odaklı değil sonuç odaklı çalışmalar ve çalışma ortamları oluşturmalıdır. Sağlıklı dönüşüm her yeni teknolojiye sahip olmak, onları depolamak değil ihtiyaç analizi yapılarak öncelikler, karmaşıklık ve maliyet şartları göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmelere göre kaynakları verimli bir şekilde kullanarak inovasyon becerisinin artmasıyla olur.

dijital dönüşüm

Dijital dönüşüm, bütünsel bakış açısıyla ele alınması gereken birçok disiplini içinde barındıran kapsamlı bir süreçtir. Bu süreçte şirketler genel anlamda yeniden yapılandırılmalı, şirket stratejileri bu çerçevede yeniden dizayn edilmelidir. Süreci uygularken;

 

 

  • Öncelikle mevcut durum hakkında gerekli bilgiler çıkarılır. Elde edilen bilgilere göre mevcut durumun analizi yapılır.
  • Şirket hedeflerine göre stratejiler oluşturulur ve bunlara uygun dijital yöntemler belirlenir.
  • Belirlenen strateji ve yöntemleri uygulayabilecek, dönüşüm projesini yönlendirip yönetebilecek birimler oluşturulur. Bu çerçevede gerekli kadrolar şirket bünyesinde bulunmuyorsa üniversitelerle, startup firmalarıyla ve bu konu hakkında uzman ekiplerle iş birlikleri yapılmalıdır.
  • Oluşturulan profesyonel ekiplerle belirlenen stratejiler çerçevesinde bu süreci sadece sistemsel işlerin yürütüldüğü departmanlar değil şirket geneline yayacak şekilde süreç uygulanmalıdır.

Dijital dönüşümünü başarıyla gerçekleştirmiş ve sürdürülebilirliğini aksatmayan kurumlar;

  • Departmanlar arasında iletişim problemleri ortadan kaldırılıyor ve birimler asıl ilgilenmesi gereken konulara yoğunlaşıp zaman kaybı yaşamadan verimli bir şekilde çalışmalarına devam edebiliyor.
  • Teknoloji yakından takip edilerek çalışma süreçlerine entegre edildiği için organizasyon düzen ve verimliliğini artırıyor.
  • Kâğıt, baskı ve arşivleme gibi gereksiz iş yükü oluşturabilecek unsurlar ortadan kaldırılarak saklama masraflarının önüne geçiliyor.
  • Çalışma faaliyetlerine dâhil edilen robotlar ve yapay zekâ sayesinde hata oranları azaltılıyor, kontrol ve denetim süreçleri hızlandırılarak zaman ve enerji tasarrufu sağlanıyor.

Tüm bu incelemelerden sonra rahatlıkla dönüşümün gerekliliğini ve kaçınılmaz olduğunu anlayabiliyoruz. Şartlar ve içinde bulunulan durumlar değiştikçe bunlara uyum sağlamamak, günün ve geleceğin getireceği yeniliklere eski kullanım yöntemleriyle cevap vermek gibi bir durum söz konusu olamayacağına göre dijital çağın gereklerini gerçekleştirip dönüşüme sağlıklı şekilde adapte olmanın yollarını aramalıyız.